Yörükler ve yaylacılık
Antalya’nın iç kesimleri yüzyıllarca göçer Yörük aşiretlerinin yurduydu. Yazın Toros yaylalarına (Gömbe, Söğüt, Ürünlü), kışın kıyı ovalarına inen bu düzen, bugün yayla şenlikleri, kıl çadır ve keçi yetiştiriciliğiyle sürüyor. Döşemealtı halıları ve Yörük çuvalları bu kültürün dokumaya yansıması.
Teke yöresi müziği
Antalya, Burdur ve Isparta’yı kapsayan Teke yöresi; sipsi, kabak kemane ve üç telli bağlamayla çalınan 9/16’lık “Teke zortlatması” ve boğaz havalarıyla tanınır. Zeybek ve kaşık oyunları düğünlerin vazgeçilmezi.
Çarşı, kahve ve akşam yürüyüşü
Antalyalılar akşamları falez parklarında yürür, Kaleiçi’nde çay içer, Konyaaltı sahilinde bisiklete biner. Cuma ve Cumartesi semt pazarları hem alışveriş hem sosyal buluşmadır. Portakal hasadı (Kasım–Ocak) kent kokusunun değiştiği mevsimdir.
El sanatları
- Döşemealtı halısı – koyu kırmızı ve lacivert geometrik desenler
- Yörük kilimi, heybe ve çuval
- Ahşap oymacılığı ve kaşık (Akseki, İbradı)
- Gümüş telkâri ve Kaleiçi takı atölyeleri
- Elmalı ve Korkuteli’nde keçe
Dinî ve kültürel çeşitlilik
Kaleiçi’nde cami, kilise ve sinagogun aynı sokaklarda yer alması şehrin katmanlı geçmişini anlatır. Yivli Minare Mevlevihanesi Türkiye’nin en eski Mevlevi dergâhlarından; Demre’deki Aziz Nikolaos Kilisesi Ortodoks dünyası için hac yeri; Alanya ve Side’de Selçuklu kervansarayları Anadolu’nun ticaret ağının izleri.
